Elini Tutmazsan Adı Yetim Kalır
Kolsuz, ayaksız, kanatsız kalmış bir kuştur yetim.
Ağlar, yanaklarında kurur gözyaşı
Acıkır, midesinin konserini dinler kendisi.
Duvar diplerinde çizer, yalnızlığın resmini.
Boynu bükük olmayı en iyi onlar bilir.
Masumiyet, en çok onlara yakışır.
Şefkate en çok onların ihtiyacı vardır.
Zemheride sevgisizliktir onları üşüten; soğuk değil.
İşte böyledir yetim...
Anne ve babalarının değerini en iyi onlar bilir. Onların yokluğunu hayatın her anında buram buram hissetmişlerdir çünkü. Bir annenin şefkatinden, bir babanın merhametinden yoksun büyür onlar. Yalnızlığı en iyi onlar bilir.
Karanlık çöküp el ayak çekildiğinde, gök gürlemesinden korktuğu zamanda onu kolları arasına alıp korkusunu giderecek bir annesi veya babası yoktur yetimin. Korkularıyla yalnız başına yüzleşmek zorundadır. Çocuk olmak nedir bilmez yetim. Çok hızlı bir şekilde olgunlaşmak zorundadır çünkü.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) : "Bir yetimin ihtiyaçlarını karşılayan, onu koruyup gözeten kişi benimle cennette şu iki parmağım kadar yakın olacak" buyurmuştur. Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in bu müjdesine mazhar olanlardan biri olmak istemez miyiz?
Ümmetin yetimleri bize emanet. Gelin bir yetimin yarasını saralım. Ona sahipsiz olmadığını hissettirelim. Suçsuz, günahsız çocukların gülümsemelerinde bizlerin de payı olsun. Yetimlerin kalplerine umut ekmeye, dudaklarına tebessümü geri döndürmeye, onlara zorluklarla ve güçlüklerle baş etmelerinde yardımcı olmaya çalışalım.
Biz de olabilirdik gözyaşlarıyla üşüyen.
Biz de olabilirdik bayramların anlamını unutan; hatta hiç bilmeyen.
Biliyorsak şükredelim. Biliyorsak aralayalım cennetin kapılarını. Yetimler bizi bekliyor bir yerlerde. Cennet sakinleri de cennette bizleri...
Sümeyye ŞAHİN
0 yorum yazılmıştır